15.9 C
İstanbul
Salı, Mayıs 18, 2021
- Reklam -
Ana SayfaKÜLTÜR SANATAlbert Einstein'ın beyni otopside çalındı

Albert Einstein’ın beyni otopside çalındı


Lise birinci sınıftayken öğretmenimiz, fizik kurallarını anlatırken ders kitabında olmamasına rağmen Albert Einstein’dan söz etti. Birdenbire kağıtları çıkarmamızı söyleyerek küçük bir yazılı yapacağını ve soracağı tek sorunun sözlü notu yerine geçeceğini söyledi. Einstein’ın bilimsel çalışmalarından 3’ünün adını yazmamızı isteyip 5 dakika zaman verdi. Sonra kağıtları toplayıp o anda değerlendirmeye başladı. Bir bilimsel çalışmasını yazabildiğim kağıda Albert Einstein’ın beyninin nasıl çalındığını eklemiştim.

Benim kağıdımı okumaya başlayınca öğretmenimizin “Nereden biliyorsun?” sorusuna “Bir gazetede okumuştum” cevabını vermiştim. Öğretmenimiz, “ek bilgi için aferin” dedi ama sözlüden muaf tutmadı.

14 Mart 1879… Almanya’nın Ulm kasabasında doğdu.
1880… Babası Hermann Einstein ve amcası Jakob Einstein’ın Münih’te Einstein & Cie adlı elektrik şirketini kurdu.
1884… Hasta olduğu günlerin birinde yatakta oyalanması için babası Hermann Einstein, manyetik bir pusula verdi.
1885… 14 yaşına kadar alacağı keman derslerine başladı.
1891… Mühendis amcası Jakob Einstein’ın kendisine hediye ettiği cebir kitabını çalıştı. En zor ve karmaşık problemleri bile çözmeye başladı.
1892… Yahudi geleneği olarak yoksul bir öğrenci varlıklı bir ailenin yemekli misafiri oluyordu. Einstein Ailesi’nin misafir ettiği üniversite öğrencisi Max Talmud, Immanuel Kant’ın ‘Saf Aklın Eleştirisi’ adlı kitabını hediye etti.

BEYNİ NORMALDEN FARKLI MIYDI?
Albert Einstein’ın, Abdominal aort anevrizması nedeniyle ameliyat olması gerektiğini söyleyen doktorlara cevabı şöyleydi; “İstediğim zaman gitmek istiyorum. Hayatı yapay bir şekilde uzatmak tatsız. Ben payımı kullandım, şimdi gitme zamanı ve bunu zarif bir şekilde yapmak istiyorum.”

 Fotoğrafçı Arthur Sasse'nin 1951'de çektiği bu ünlü fotoğrafı 19 Haziran 2009'da düzenlenen açık arttırmada 74.324 dolara satıldı.

Fotoğrafçı Arthur Sasse’nin 1951’de çektiği bu ünlü fotoğrafı 19 Haziran 2009’da düzenlenen açık arttırmada 74.324 dolara satıldı.

76 yaşındaki Albert Einstein, 18 Nisan 1955’te gece yarısı hayatını kaybetti. Einstein, vücudunun putlaştırılması olasılığına karşı fikirlerine ve bilime olan katkısına odaklanılmasını arzuluyordu. Bu nedenle ailesi cenazesinin yakılmasını istedi. Ne var ki otopsiyi yapan Princeton Hastanesi patolojisti Thomas Stoltz Harvey, Albert Einstein’ın beynini çıkarırken kendi kendine “Bu dünyamız hakkında her şeyi değiştiren beyindir” diyerek yakılmasına gönlü razı olmadı. Harvey, Einstein’ın beynini sefer tasına koyarak evine götürdü ve yıllarca kavanozda sakladı.

Thomas Stoltz Harvey (1912 - 2007)

Thomas Stoltz Harvey (1912 – 2007)

Albert Einstein’ın beyninin sefer tasına konularak çalınmasıyla başta ailesi olmak üzere herkes şoka girdi. Beyni iade etmeyen Thomas Stoltz Harvey işinden kovuldu. Harvey, beynin bilimsel araştırmalarda kullanılacağına yemin edince Einstein’ın Ailesi, dava açmaktan vazgeçti.
Albert Einstein’ın cenazesi yakılırken külleri ABD’nin kuzeydoğusundaki Delaware Nehri’ne savruldu. Thomas Stoltz Harvey, söz verdiği gibi bilimsel araştırmalar için beynin bazı parçalarını uzmanlara gönderdi.

En çok merak edilen konu beyninin normal zekâlı insanlarınkinden ne ölçüde farklı olduğuydu.
Uzmanlar, çeşitli dönemlerde yaptıkları incelemelerde beyin nöronlarını besleyen glial hücrelere odaklandı. Kimi uzmanlara göre Einstein’ın beyninde normal bir insana nazaran daha fazla glial hücre bulunuyordu. Kimi uzmanlara göre ise glial hücreler herkeste olduğu kadardı.

Thomas Stoltz Harvey, Albert Einstein’ın beynini 1996’da çaldığı Princeton Hastanesi’ne iade etti. Sonrasında yapılan daha kapsamlı incelemeler sonunda Einstein’ın beyninin normalden farklı olduğu sonucuna ulaşıldı. Büyüklük ve asimetrisiyle normal olmakla birlikte beynin üst bölümünü çevreleyen ve korteks diye adlandırılan kabuk bölümünün planlama, dikkat ve bellekle ilgili ön alın lobu ile, duyu, birincil motor, paryetal, temporal, oksipital bölgelerinin olağan dışılık sergilediği açıklandı.

Nöronlara destek sağlayan glial hücrelerin Albert Einstein’ın beyninde normalden yüzde 73 daha yüksek bir orana sahip olduğu belirtildi. Ayrıca, beynin alt paryetal bölgelerinde daha fazla nöron bulunduğu için Einstein’ın beyninin normal beyinlerle aynı uzunlukta olmasına karşılık normalden yüzde 15 daha geniş olduğunun belirlendiği de dile getirildi.

 Albert Einstein'ın beyninden iki dilim, 'Beyinler - Madde Olarak Zihin' adlı sergide sergilendi.

Albert Einstein’ın beyninden iki dilim, ‘Beyinler – Madde Olarak Zihin’ adlı sergide sergilendi.

1894… Babasıyla amcasının kurduğu şirket battı. Einstein Kardeşler, babası ve amcasının şirketi 14 yılın ardından iflas etti. İki kardeş, şanslarını başka bir ülkede denemek için aileleriyle birlikte İtalya’ya giderken 15 yaşındaki Albert Einstein, okulu bitirmesi için Münih’te kaldı. Yalnızlıktan dolayı 6 ay sonra bunalıma girince aile doktorunu ikna ederek sinir sorunları nedeniyle kendisinin ailesinin yanında bulunması gerektiğini belirten bir rapor alarak İtalya’ya gitti.
1895… Almanya’da zorunlu olan askerliği yapmamak için Almanya vatandaşlığından çıkarak İsviçre vatandaşı olmaya karar verdi. Gerekli formları doldurup babasına imzalattıktan sonra başvuruda bulundu. O yıl, Zürih’e giderek Federal Politeknik Okulu’nun sınavına girdi. Matematik ve fizikte yüksek not alsa da diğer bölümlerde başarısız olunca düz bir liseye kayıt olmak zorunda kaldı. Liseyi bitirdikten sonra yeniden girdiği Federal Politeknik Okulu’nun sınavını kazandı.
1896… Almanya vatandaşlığından çıkarıldı ama İsviçre vatandaşlığına hemen geçemedi. Başvurusunun kabul edildiği 1901’e kadar olan 5 yıllık süreçte vatansız yaşadı.

Annesi Pauline Einstein

Annesi Pauline Einstein

HAYATININ BÜYÜK HATASI: ATOM BOMBASI
Nazilerin Yahudiler üzerindeki baskısının artması, Yahudi bilim insanlarının kitaplarının ve çalışmalarının dökümanlarının yakılması üzerine ülkesinde çalışma olanağı kalmadığını düşünen Albert Einstein, 1933’te ABD’ye göç etti.

1939’da Macar fizikçiler Leo Szilard, Edward Teller ve Eugene Wigner o dönemde Princeton Üniversitesi’nde profesör unvanıyla ders veren ve fizik üzerine araştırmalar yapan Albert Einstein’ı ziyaret etti. Szilard, Teller ve Wigner, ziyaretleri sırasında Einstein’a Nazilerin atom çekirdeğini parçalayabilecek olanağa sahip olduklarını anlattı.

Albert Einstein, bunun üzerine dönemin ABD başkanı Franklin D. Roosevelt’e bir mektup yazarak Nazilerin yakın gelecekte uranyumu yeni ve önemli bir enerji kaynağına dönüştürebileceklerini söyledi. Einstein, Nazilerin yeni enerji kaynağıyla oldukça güçlü bir bomba yapabileceklerini de ekledi. ABD’nin de benzer bir çalışmaya başlaması gerektiğini dile getiren Albert Einstein, bunun için gerekli miktarda uranyumun Belçika Kongosu, Kanada ve Çekoslovakya’da olduğu bilgisini de verdi.

Franklin D. Roosevelt (1882 - 1945)

Franklin D. Roosevelt (1882 – 1945)

ABD, ‘Manhattan Projesi’ adıyla çalışmalara hemen başladı. Albert Einstein, her ne kadar projenin başında olsa da atom bombasının üretimine direkt katkıda bulunmasa da projede yer alan diğer bilim insanları ilk atom bombasını üretmeyi başardı. Kullanılması gündeme gelince Einstein ve projede çalışan bilim insanları, atom bombasını caydırıcı bir güç olması adına üretildiği konusunda ABD yönetimini ikna etmeye uğraştı.

Franklin D. Roosevelt’in Nisan 1945’te vefat etmesi üzerine yerine gelen Harry S. Truman’ın yönetimindeki ABD, atom bombasını II. Dünya Savaşı sırasında savaştığı Japonya’nın teslim olmasını sağlamak için Hiroşima ve Nagazaki’ye attı.

Hiroşima’da zar zor ayakta kalan binalardan birine Atom Bombası Kubbesi adı verildi. Bina, ölenleri hatırlatması için günümüze kadar korundu.

Hiroşima… 6 Ağustos 1945’te ‘Little Boy’ adlı atom bombası atıldı. Bombanın patladığı anda 66 bin kişi öldü. Yıl sonuna kadar atom bombasının etkisiyle yaşanan can kaybı, 135 bine ulaştı.
Nagazaki… 9 Ağustos 1945’te ‘Fat Man’ adlı atom bombası atıldı. Bombanın patladığı anda 39 bin kişi öldü. Yıl sonuna kadar atom bombasının etkisiyle yaşanan can kaybı 75 bine ulaştı.

Albert Einstein, Franklin D. Roosevelt’e yazdığı mektuptan ve Manhattan Projesi’nde yer almaktan dolayı duyduğu vicdani rahatsızlığı “hayatımın büyük bir hatası” sözleriyle yorumladı. Einstein, 1950’de yazdığı ‘Out Of My Later Years’ adlı kitabında bu konuda şöyle dedi; “Almanların atom bombası yapmayı başaramayacaklarını bilseydim, parmağımı bile oynatmazdım.”

BİLİMSEL ÇALIŞMALARI
* Özel Görelilik Kuramı
* Genel Görelilik Kuramı
* Kütle – Enerji Eşitliği
* Foto Elektrik Etkisi
* Brown Hareketi ve İstatistiksel Fizik
* Bose – Einstein İstatistiği
* Kuantum Fiziği ve Belirsizlik İlkesi
* Kozmoloji (Evrenin sabit olduğunu düşünüyordu. Sonradan evrenin sürekli genişlediği anlaşılınca bu kuramı için “En büyük hatam” dedi.)
* Birleşik Alan Kuramı

EVLİYKEN KUZENİNE ÂŞIK OLDU

* Mileva Marić (İlk Eşi)
* Elsa Einstein (İkinci Eşi)

Albert Einstein, öğrenim gördüğü Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü’ndeki sınıf arkadaşı olan ve kendisinin erken dönem çalışmalarına katkıda bulunan Sırp Mileva Marić ile birliktelik yaşamaya başladı. Evlenmeye karar verdiklerinde Pauline Einstein ile Hermann Einstein, oğullarına karşı çıktı. Çünkü Marić, hem Albert Einstein’dan 4 yaş büyüktü hem de Yahudi değildi. Mileva Marić ile Albert Einstein’ın gizli gizli yürüttükleri ilişkilerinden kızları Lieserl dünyaya geldi. Marić’in annesi Marija Ružić’in baktığı Lieserl, kızıl ateşten dolayı henüz yaşını doldurmadan hayatını kaybetti.

Albert Einstein, ailesinin rıza göstermemesine rağmen 1903’te Mileva Marić ile nikâh masasına oturduğunda eşine 3 şart öne sürdü.
* Günde 3 öğün yemek verecek.
* Asla ama asla çalışma masasına dokunmayacak.
* Çalışmalarının aksamaması için çok gerekli olmadıkça ikili ilişkide bulunmayacak.

Hans Albert Einstein ve Eduard Einstein adını verdikleri oğulları dünyaya gelse de çok gerekli olmadıkça ikili ilişkide bulunmamaları nedeniyle Albert Einstein ile Mileva Marić’in evlilikleri çatırdamaya başladı. Albert Einstein, çok çalışıyor, konferanslar için sık sık evden ayrılıyordu. Bir süre sonra aynı evde yaşayan iki yabancıya dönüşmeleri, her ikisi için de evliliği çekilmez hale getirdi.

Eduard Einstein - Mileva Marić - Hans Albert Einstein

Eduard Einstein – Mileva Marić – Hans Albert Einstein

O sıralarda kendisinden 3 yaş büyük olan kuzeni Elsa’ya âşık olan Albert Einstein, 1912’den itibaren yasak ilişki yaşamaya başladı. Einstein, 1914’te evi terk ederken 1919’da Mileva Marić’ten boşandı.
Boşandıktan birkaç ay sonra Elsa ile nikah masasına oturan Albert Einstein’ın bu evlilikten çocuğu olmasa da eşinin 1896 – 1908 arasında evli kaldığı tüccar Max Löwenthal’dan olan Ilse ve Margot’u kendi kızları olarak benimsedi.

 Albert Einstein - Elsa Einstein

Albert Einstein – Elsa Einstein

NOBEL ÖDÜLÜ’NÜN PARASINI ESKİ EŞİNE GÖNDERDİ
Albert Einstein, ‘Fotoelektrik Etkisi’ çalışmasıyla 1921’de aldığı Nobel Ödülü’nün maddi kazancını Mileva Marić’e gönderdi. Marić, o parayla satın aldığı 3 evin birinde oğullarıyla otururken ikisini kiraya verdi.
1930’lu yılların başında Eduard Einstein, psikolojik çöküntüye girerek şizofren oldu. Mileva Marić, oğlunun yatırıldığı enstitüdeki tedavi masrafları artınca kiraya verdiği evlerini satmak zorunda kaldı. Albert Einstein, oğlunun tedavi masrafları için Mileva Marić’e sürekli para gönderdi.
* Nobel Ödülü’ne layık görülenlere 2020’de kişi başına 1 milyon 126 bin dolar para ödülü verildi.

1900… Federal Politeknik Okulu’ndan fizik diplomasıyla mezun oldu. İki yıl boyunca öğretmen olarak iş arasa da bulamayınca maddi sıkıntıya düştü.
1902… Bern’de bir patent ofisinde, asistan müfettiş olarak iş bularak elektromanyetik cihazlar için patent başvurularını inceledi.
1905… Annalen der Physik Dergisi’nde yayımladığı dört makale, modern fizik anlayışında devrim yarattı.
1908… Büyük bir bilim insanı olarak nam salmaya başladı. Öğretmen olarak Bern Üniversitesi’ne atandı.

Albert Einstein'ın Zürih Üniversitesi'nden 1906'da aldığı doktora sertifikası.

Albert Einstein’ın Zürih Üniversitesi’nden 1906’da aldığı doktora sertifikası.

ÇOCUKLARI
Lieserl Einstein (1902 – 1903)
Hans Albert Einstein (1904 – 1973)
Mühendis… Sıvının bekletilmesi veya santrifüj edilmesi sonucu dibe çöken maddeler, tortu taşınımı üzerine araştırmalar yaptı.
Eduard Einstein (1910 – 1965)
Yüksek zekası ve müziğe olan yeteneğiyle ilgi çekti. Psikiyatr olmak amacıyla tıp eğitimine başlasa da şizofreni teşhisi konulmasıyla öğrenimini yarıda bıraktı. Bakımını 1948’de hayatını kaybedene kadar annesi üstlendi. Annesinin vefatından sonra hayatının geri kalanını İsviçre’deki bir sağlık merkezinde geçirdi.

Eduard Einstein - Hans Albert Einstein

Eduard Einstein – Hans Albert Einstein

1925… Londra Kraliyet Cemiyeti’nden Copley Madalyası aldı.
1935… Franklin Enstitüsü’nden Franklin Madalyası aldı.
1999… İleri gelen fizikçiler arasında yapılan ankette tarihin en büyük fizikçisi olarak kabul edildi.

Albert Einstein'ın görelilik teorisinin orijinal el yazmalarının bir sayfası.

Albert Einstein’ın görelilik teorisinin orijinal el yazmalarının bir sayfası.

1933’ün Haziran ayında yapılan nüfus sayımına göre  Almanya’da yaklaşık 500 bin Alman vatandaşı Yahudi yaşıyordu.
1 Nisan 1933… SA ( Fırtına Birlikleri) ve SS (Nazi Üst Düzey Muhafızları),ticaretlerinin boykot edilmesi çin Yahudilerin işlettiği dükkânların vitrinlerine Almanca’da ‘Yahudi’ anlamına gelen ‘Jude’ yazıp Davud yıldızı çizmeye başladı.
15 Eylül 1935… Nürnberg Yasaları çıkarıldı. Yasa gereği, Yahudiler, ikinci sınıf vatandaş hâline gelirken siyasi haklarının çoğu ellerinden alındı. Yahudilerin Alman kanından ya da Alman kanıyla ilişkili kişilerle evlenmesi ya da cinsel ilişkide bulunması yasaklandı.
9 Kasım 1938… ‘Kristal Gece’ olarak anılan gecede, 91 Yahudi öldürülürken 30 bine yakını tutuklanarak toplama kamplarına gönderildi.

Naziler, Yahudi bilim insanlarının kitaplarını şehir meydanlarında toplayıp yaktı.

Naziler, Yahudi bilim insanlarının kitaplarını şehir meydanlarında toplayıp yaktı.

ARKADAŞLARI İÇİN TÜRKİYE’DEN YARDIM İSTEDİ
Nazilerin kendilerine karşı zulmünü öngören birçok Yahudi, 1930’lu yılların başından itibaren Almanya’yı terk etmeye başladı. Ülkeyi terk edenler arasında bulunanların bir bölümü mülteci olarak Türkiye’ye sığındı.
Albert Einstein, 17 Eylül 1933’te OSE (Yahudi Nüfusu Koruma Grupları Birliği) şeref başkanı olarak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı’na bir mektup göndererek Almanya’da çok sayıda Yahudi bilim insanının mesleklerini icra edemez hale geldiklerini belirtti.

Ben, sadık hizmetkârınız Prof. Albert Einstein.
Ekselansları, Almanya’dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye’de devam etmelerine müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum.
Sözü edilen kişiler, Almanya’da halen yürürlükte olan yasalar nedeniyle mesleklerini icra edememektedirler. Çoğu geniş tecrübe, bilgi ve ilmi liyakat sahibi bulunan bu kişiler, yeni bir ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olacaklarını ispat edebilirler. Ekselanslarından ülkenizde yerleşmeleri ve çalışmalarına devam etmeleri için izin vermeniz konusunda başvuruda bulunduğumuz tecrübe sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kişi, birliğimize yapılan çok sayıda başvuru arasından seçilmişlerdir.
Bu ilim adamları, hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birinde hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu etmektedirler. Bu başvuruya destek vermek maksadıyla, hükümetinizin talebi kabul etmesi halinde sadece yüksek seviyede bir insani faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağı, bunun ülkenize de ayrıca kazanç getireceği ümidimi ifade etme cüretini buluyorum. Ekselanslarının sadık hizmetkarı olmaktan şeref duyan Prof. Albert Einstein.

Başbakan İsmet İnönü, mektubu 9 Ekim günü Milli Eğitim Bakanlığı’na havale etti. Albert Einstein’ın isteği gözden geçirildikten sonra profesörlerin çalışmalarına Türkiye’de devam etmesi için şartların uygun olmadığına karar verildi. Daha sonra devreye giren Mustafa Kemal Atatürk, bilim insanlarının Türkiye’de çalışabilmelerini sağladı. Hatta 1933’teki üniversite reformu sırasında Albert Einstein’ı da Türkiye’ye çağırdı. Ne var ki Einstein, ABD’deki şartların daha fazla olduğunu düşünerek Türkiye’ye gelmedi.

CUMHURBAŞKANI OLMASI İSTENDİ
1948’de İsrail kuruldu. 1952’de Albert Einstein’a İsrail’in cumhurbaşkanı olması yönünde teklif götürüldü. Einstein, cumhurbaşkanlığı teklifine şöyle cevap verdi; “İsrail devletimizin bana sunduğu teklifle onur duydum. Aynı zamanda olumlu yanıt veremeyeceğim için de utanç ve üzüntü duydum. Hayatım boyunca daha çok nesnel şeylerle uğraştım, insanlarla uğraşmak gibi bir kaygım ve tecrübem olmadı. Bu yüzden İsrail’in en yüksek ofisinde çalışmaya uygun biri değilim, eğer genç olsaydım bile bunu yapabileceğimi sanmıyorum. Bu kararı aldığım için oldukça sıkıntılıyım. Çünkü İsrail halkına oldukça güçlü bir bağ ile bağlıyım.”



Haber Kaynağı


BUNLARI DA OKUYUN

PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com
%d blogcu bunu beğendi: